KAYSERİ 23. ÇALIŞMA KORAMAZ VADİSİ

Posted on

Kayseri; Koramaz Vadisi, Dimitre Köyü ve civarında bulunan kaya yerleşimlerinde İsrailli, Alman, Fransız ve Rus mağaracılardan oluşan 17 kişilik bir ekiple 28 Ağustos günü başlayan ölçüm, haritalama ve fotoğraflama çalışmamız 8 Eylül günü sona erdi. Çalışmaya katılan yabancı mağaracıların üçü arkeolog, biri sanat tarihçisi, diğeri ise dünyanın önde gelen bir mağara fotoğrafçısıydı.

Koramaz Vadisi’nde inanılmaz bir kaya yerleşim geleneği mevcut. Bu son çalışma ile; geçmişleri yüzlerce, hatta binlerce yıl öncesine uzanan, 16 km uzunluğundaki bu vadinin her köşesine yayılan tüm bu yapıların envanterlenerek UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne adaylık başvurusu yapılmasına bir adım daha yaklaşıldı. Vadideki 12 günlük bu çalışmamız sırasında ikiyüzden farklı kaya oyması yapı ölçüldü ve haritalandırıldı. Bunların arasında daha önce araştırılmamış, Bizans Dönemi’ne tarihlenen 8 kaya kilisesi de vardı. Bu vadide daha önce yaptığımız çalışmalarla birlikte, araştırıp belgelediğimiz kaya oyması yapıların sayısı üçyüzü geçti, ilk defa tarafımızdan keşfedilen kaya kilisesi sayısı ise 26’ya ulaştı.

Sadece Koramaz Vadisi’nde değil, tüm Kayseri İli’nde beş yıldır sürmekte olan yeraltı yapıları projemizi yürekten destekleyen ve bu son çalışmamızda bizleri çalışma sahamızda ziyaret ederek mükellef bir öğle yemeği sunan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Mustafa Çelik’e teşekkür ediyoruz.

Koramaz Vadisi’nde yaptığımız tüm çalışmaları içeren raporumuz yakın bir zamanda yayımlanacak. Bu son çalışmaya ait bazı fotoğraflar ise galerimizde mevcut.

Kayseri; Koramaz Vadisi, Dimitre Köyü ve civarında bulunan kaya yerleşimlerinde İsrailli, Alman, Fransız ve Rus mağaracılardan oluşan 17 kişilik bir ekiple 28 Ağustos günü başlayan ölçüm, haritalama ve fotoğraflama çalışmamız 8 Eylül günü sona erdi. Çalışmaya katılan yabancı mağaracıların üçü arkeolog, biri sanat tarihçisi, diğeri ise dünyanın önde gelen bir mağara fotoğrafçısıydı.

Koramaz Vadisi’nde inanılmaz bir kaya yerleşim geleneği mevcut. Bu son çalışma ile; geçmişleri yüzlerce, hatta binlerce yıl öncesine uzanan, 16 km uzunluğundaki bu vadinin her köşesine yayılan tüm bu yapıların envanterlenerek UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne adaylık başvurusu yapılmasına bir adım daha yaklaşıldı. Vadideki 12 günlük bu çalışmamız sırasında ikiyüzden farklı kaya oyması yapı ölçüldü ve haritalandırıldı. Bunların arasında daha önce araştırılmamış, Bizans Dönemi’ne tarihlenen 8 kaya kilisesi de vardı. Bu vadide daha önce yaptığımız çalışmalarla birlikte, araştırıp belgelediğimiz kaya oyması yapıların sayısı üçyüzü geçti, ilk defa tarafımızdan keşfedilen kaya kilisesi sayısı ise 26’ya ulaştı.

Sadece Koramaz Vadisi’nde değil, tüm Kayseri İli’nde beş yıldır sürmekte olan yeraltı yapıları projemizi yürekten destekleyen ve bu son çalışmamızda bizleri çalışma sahamızda ziyaret ederek mükellef bir öğle yemeği sunan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Mustafa Çelik’e teşekkür ediyoruz.

Koramaz Vadisi’nde yaptığımız tüm çalışmaları içeren raporumuz yakın bir zamanda yayımlanacak. Bu son çalışmaya ait bazı fotoğraflar ise galerimizde mevcut.

KORAMAZ VADİSİ ÇALIŞMALARI

Posted on

OBRUK Mağara Araştırma Grubu olarak yıllar boyu emek verdiğimiz ve sonunda, geçtiğimiz aylarda UNESCO Dünya Mirası aday listeye kabul edilen “Gaziantep’in Livas ve Kastelleri” nin ardından bir diğer UNESCO Dünya Mirası adayımızı da kapsamlı şekilde araştırmaya hazırlanıyoruz. 16 km uzunluğuyla Kayseri’nin Koramaz Vadisi hem tüm Kapadokya’nın en uzun vadisi, hem de sayısız kaya yerleşimine, yeraltı şehrine, kaya oyması kiliselere, güvercinliklere, hatta Roma kaya mezarlarına ev sahipliği yapıyor. Kayseri’nin yanıbaşındaki bu vadi, tüm doğal ve arkeolojik güzellikleriyle acilen korunması gereken bir şaheser. Eksik kalan çalışmalarımızı tamamlamak ve Koramaz Vadisi’nin tüm yeraltı yapılarını haritalayıp fotoğraflamak için 17 kişilik bir ekiple 28 Ağustos – 8 Eylül tarihleri arasında Kayseri’de olacağız.

OBRUK Mağara Araştırma Grubu olarak yıllar boyu emek verdiğimiz ve sonunda, geçtiğimiz aylarda UNESCO Dünya Mirası aday listeye kabul edilen “Gaziantep’in Livas ve Kastelleri” nin ardından bir diğer UNESCO Dünya Mirası adayımızı da kapsamlı şekilde araştırmaya hazırlanıyoruz. 16 km uzunluğuyla Kayseri’nin Koramaz Vadisi hem tüm Kapadokya’nın en uzun vadisi, hem de sayısız kaya yerleşimine, yeraltı şehrine, kaya oyması kiliselere, güvercinliklere, hatta Roma kaya mezarlarına ev sahipliği yapıyor. Kayseri’nin yanıbaşındaki bu vadi, tüm doğal ve arkeolojik güzellikleriyle acilen korunması gereken bir şaheser. Eksik kalan çalışmalarımızı tamamlamak ve Koramaz Vadisi’nin tüm yeraltı yapılarını haritalayıp fotoğraflamak için 17 kişilik bir ekiple 28 Ağustos – 8 Eylül tarihleri arasında Kayseri’de olacağız.

GAZİANTEP 8B ÇALIŞMASI

Posted on

Gaziantep’e yaptığımız bu son gezide inanılmaz bir yapıyı daha ölçtük. Bu bölgede yıllardır sürdürdüğümüz çalışmaların her birinde “Eh, artık herhalde bitti, yeraltında daha fazla bir şey çıkmaz” deyip her defasında yanıldık. Bu son araştırmamızda ise Gaziantep’in hala neler sakladığını şaşkınlık içinde öğrendik: Oğuzeli’nin güneyinde, ıssız bir vadide bulunan ve yerel halk tarafından ‘Halep Arığı’ olarak adlandırılan yeraltı su kanalı ortalama 8 m derinlikte ve 2 m ene sahip. Kireçtaşı içine kazılmış bu devasa su kanalının hem girişi, hem de çıkış noktası tıkalı olduğu için sadece 400 m ölçüm alabildik ama bu denli büyük bir su kanalının kilometrelerce devam ettiği kesin. Ölçüme başladığımız yerde bulunan ana kayaya kazılmış ve henüz okunamamış Kufi kitabe ise bu su kanalının öneminin bir diğer ispatı.

Çalışmayla ilgili birkaç foto galeride.

 

Gaziantep’e yaptığımız bu son gezide inanılmaz bir yapıyı daha ölçtük. Bu bölgede yıllardır sürdürdüğümüz çalışmaların her birinde “Eh, artık herhalde bitti, yeraltında daha fazla bir şey çıkmaz” deyip her defasında yanıldık. Bu son araştırmamızda ise Gaziantep’in hala neler sakladığını şaşkınlık içinde öğrendik: Oğuzeli’nin güneyinde, ıssız bir vadide bulunan ve yerel halk tarafından ‘Halep Arığı’ olarak adlandırılan yeraltı su kanalı ortalama 8 m derinlikte ve 2 m ene sahip. Kireçtaşı içine kazılmış bu devasa su kanalının hem girişi, hem de çıkış noktası tıkalı olduğu için sadece 400 m ölçüm alabildik ama bu denli büyük bir su kanalının kilometrelerce devam ettiği kesin. Ölçüme başladığımız yerde bulunan ana kayaya kazılmış ve henüz okunamamış Kufi kitabe ise bu su kanalının öneminin bir diğer ispatı.

Çalışmayla ilgili birkaç foto galeride.

 

GAZİANTEP’İN LİVAS VE KASTELLERİ UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİNDE

Posted on

Araştırmasına yıllar önce başladığımız Gaziantep'in livas ve kastelleri, dün UNESCO Dünya Mirası aday listeye kabul edildi. Yıllar önce daracık, su dolu livaslardaki ölçümler ve kuyulardaki SRT'lerle başlayıp UNESCO’ya gönderilen adaylık başvuru formunun hazırlanmasına dek bu projenin tüm aşamalarında yer almış olmaktan dolayı gururluyuz.

http://whc.unesco.org/en/tentativelists/6345/

 

Araştırmasına yıllar önce başladığımız Gaziantep'in livas ve kastelleri, dün UNESCO Dünya Mirası aday listeye kabul edildi. Yıllar önce daracık, su dolu livaslardaki ölçümler ve kuyulardaki SRT'lerle başlayıp UNESCO’ya gönderilen adaylık başvuru formunun hazırlanmasına dek bu projenin tüm aşamalarında yer almış olmaktan dolayı gururluyuz.

http://whc.unesco.org/en/tentativelists/6345/

 

KAYSERİ 22. ÇALIŞMA

Posted on

Kayseri Yeraltı Yapıları Envanteri Projesi’nin son iki çalışması boyunca Kayseri yakınlarında bulunan, 16 km uzunluğundaki Koramaz Vadisi’nin kaya yapılarını araştırıyoruz. Yamaçlarında yüzlerce yıllık yedi köy barındıran bu, doğa ve kültür anıtı vadide bulunan kaya yerleşimlerinin Ağırnas’a yakın kısmını yıllar önce ölçmüş ve İkinci Ara Rapor’da yayımlamıştık. Ağırnas’ın güneyinde ve batısındaki diğer altı köyün civarını ise son iki çalışmada incelemeye başladık. Koramaz Vadisi’nde yeralan tüm bu köyler kaya yerleşimleriyle dolu ve biz vadideki bu kaya yapılarını teker teker ölçüyor, rölövelerini alıyor, fotoğraflıyoruz. Planımız; rölöveleri ve fotoğraflarıyla birlikte, bu vadide bulunan tüm kaya oyması yapıları tek bir envanter haline getirmek.

Sayılar ise her geçen gün daha da garipleşiyor: Bu, 22. Çalışma’da Koramaz Vadisi içinde daha önce hiç araştırılmamış 11 kaya kilisesi daha bulduk. Vekse ve Ispıdın köylerinin civarındaki tüm bu Bizans kaya kiliseleri tarafımızdan ölçüldü, çizimler hazırlanıyor.

Çalışmayla ilgili bazı fotoğraflar galeride.

 

Kayseri Yeraltı Yapıları Envanteri Projesi’nin son iki çalışması boyunca Kayseri yakınlarında bulunan, 16 km uzunluğundaki Koramaz Vadisi’nin kaya yapılarını araştırıyoruz. Yamaçlarında yüzlerce yıllık yedi köy barındıran bu, doğa ve kültür anıtı vadide bulunan kaya yerleşimlerinin Ağırnas’a yakın kısmını yıllar önce ölçmüş ve İkinci Ara Rapor’da yayımlamıştık. Ağırnas’ın güneyinde ve batısındaki diğer altı köyün civarını ise son iki çalışmada incelemeye başladık. Koramaz Vadisi’nde yeralan tüm bu köyler kaya yerleşimleriyle dolu ve biz vadideki bu kaya yapılarını teker teker ölçüyor, rölövelerini alıyor, fotoğraflıyoruz. Planımız; rölöveleri ve fotoğraflarıyla birlikte, bu vadide bulunan tüm kaya oyması yapıları tek bir envanter haline getirmek.

Sayılar ise her geçen gün daha da garipleşiyor: Bu, 22. Çalışma’da Koramaz Vadisi içinde daha önce hiç araştırılmamış 11 kaya kilisesi daha bulduk. Vekse ve Ispıdın köylerinin civarındaki tüm bu Bizans kaya kiliseleri tarafımızdan ölçüldü, çizimler hazırlanıyor.

Çalışmayla ilgili bazı fotoğraflar galeride.

 

GAZİANTEP’İN LİVAS VE KASTELLERİ

Posted on

Gaziantep’in livas ve kastellerini yedi yıl önce çalışmaya başladık. Geçen bunca yıl içinde bölgeye sayısız gezi yaptık ve hem varolan tüm kastelleri belgeledik, hem de uzunluğu kilometreyi bulan livasları ölçüp haritaladık.
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bu livas ve kastellerin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması için resmi başvuru yaptı ve bu başvuru formu da tarafımızdan hazırlandı. OBRUK Mağara Araştırma Grubu olarak, yıllar önce çalışmasını başlattığımız bu yeraltı yapılarının ilk araştırmasından UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne uzanan tüm aşamalarında yer aldığımız için gururluyuz.
Geçen hafta bu livas ve kastellerin belgeselini çekmek için tekrar Gaziantep’te idik. İZ TV ekibi tarafından beş günde çekilen bu belgeselin senaryosu da tarafımızdan yazıldı. Sualtı çekimlerinden, yaşlıların anılarını içeren röportajlara, kalenin üzerinde uçan drone çekimlerinden, livaslarda ölçüm alan OBRUK mağaracılarına, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Fatma Şahin ile Pişirici Kasteli'ne yapılan çekime dek, Gaziantep’in livas ve kastelleri ile ilgili hemen herşeyi içeren 45 dakikalık bu belgeselin İngilizce altyazılı kopyası UNESCO Dünya Mirası dosyasına eklenecek.
Çalışmayla ilgili birkaç foto albümde.

Gaziantep’in livas ve kastellerini yedi yıl önce çalışmaya başladık. Geçen bunca yıl içinde bölgeye sayısız gezi yaptık ve hem varolan tüm kastelleri belgeledik, hem de uzunluğu kilometreyi bulan livasları ölçüp haritaladık.
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bu livas ve kastellerin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması için resmi başvuru yaptı ve bu başvuru formu da tarafımızdan hazırlandı. OBRUK Mağara Araştırma Grubu olarak, yıllar önce çalışmasını başlattığımız bu yeraltı yapılarının ilk araştırmasından UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne uzanan tüm aşamalarında yer aldığımız için gururluyuz.
Geçen hafta bu livas ve kastellerin belgeselini çekmek için tekrar Gaziantep’te idik. İZ TV ekibi tarafından beş günde çekilen bu belgeselin senaryosu da tarafımızdan yazıldı. Sualtı çekimlerinden, yaşlıların anılarını içeren röportajlara, kalenin üzerinde uçan drone çekimlerinden, livaslarda ölçüm alan OBRUK mağaracılarına, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Fatma Şahin ile Pişirici Kasteli'ne yapılan çekime dek, Gaziantep’in livas ve kastelleri ile ilgili hemen herşeyi içeren 45 dakikalık bu belgeselin İngilizce altyazılı kopyası UNESCO Dünya Mirası dosyasına eklenecek.
Çalışmayla ilgili birkaç foto albümde.

HYPOGEA 2017 BİLDİRİLER KİTABI

Posted on

Kapadokya’da düzenlediğimiz HYPOGEA 2017 Uluslararası Yeraltı Yapıları Kongresi’nin üzerinden tam bir yıl geçti. Kongrede katılımcılara dağıtılan bildiriler kitabı artık pdf olarak herkesin erişimine açık. Kitabı okumak veya kaydetmek isteyenler yandaki kapak fotoğrafını tıklayabilirler. Kaydetmek isteyenlerin kitabın 556 sayfa ve 93 Mb olduğunu bilmesinde fayda var.

 

Kapadokya’da düzenlediğimiz HYPOGEA 2017 Uluslararası Yeraltı Yapıları Kongresi’nin üzerinden tam bir yıl geçti. Kongrede katılımcılara dağıtılan bildiriler kitabı artık pdf olarak herkesin erişimine açık. Kitabı okumak veya kaydetmek isteyenler yandaki kapak fotoğrafını tıklayabilirler. Kaydetmek isteyenlerin kitabın 556 sayfa ve 93 Mb olduğunu bilmesinde fayda var.

 

GAZİANTEP ÇALIŞMASI

Posted on

Uzun bir aradan sonra Gaziantep çalışmalarımız yeniden hız kazanmaya başladı. Geçen hafta yaptığımız dört günlük çalışma oldukça verimliydi. Bu son gezinin ardından; belgesel çekiminden Fırat Nehri kanyonlarının araştırmasına, şehrin içindeki uzun bir livasın haritalanmasından Sam Livası’nın 840 metrelik kısmının tesciline kadar bir yığın yeni proje ile döndük. Anlaşılan o ki en az birkaç yıl daha Gaziantep'de çalışmaya devam edeceğiz.

Birkaç foto galeride.

Uzun bir aradan sonra Gaziantep çalışmalarımız yeniden hız kazanmaya başladı. Geçen hafta yaptığımız dört günlük çalışma oldukça verimliydi. Bu son gezinin ardından; belgesel çekiminden Fırat Nehri kanyonlarının araştırmasına, şehrin içindeki uzun bir livasın haritalanmasından Sam Livası’nın 840 metrelik kısmının tesciline kadar bir yığın yeni proje ile döndük. Anlaşılan o ki en az birkaç yıl daha Gaziantep'de çalışmaya devam edeceğiz.

Birkaç foto galeride.

KAYSERİ 20 VE 21. ÇALIŞMALAR

Posted on

Bu projeye tam dört yıl önce başladık. Aradan geçen bu sürede 21 gezi yapmışız. Dördüncü yılını tamamlamış olan “Kayseri Yeraltı Yapıları Envanteri Projesi” bugün geldiği noktada; ilk defa tarafımızdan araştırılıp ölçülen ve haritalanıp raporlanan 33 yeraltı şehri, 6 kaya yerleşimi ve 9 kaya kilisesi ile Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük yeraltı yapıları araştırma projelerinden birisi olarak saygın bir yere sahiptir. Bahsi geçen altı kaya yerleşiminden sadece birinin 154 yapı içerdiği göz önüne alınırsa bu projenin büyüklüğü daha da iyi anlaşılacaktır. Tüm bu çalışmalarımız ile ilgili ara raporlarımız http://www.obruk.org/yayin/41 sayfamızda mevcut.

Bu, son çalışmamızda Kayseri’nin 16 km doğusundan başlayan ve hemen hemen Kayseri’ye dek uzanan Koramaz Vadisi’nde bulunan Dimitre, Vekse ve Ispıdın köylerini çalışmaya başladık. Bu köylerde de, aynen Kayseri’nin diğer vadilerinde olduğu gibi, kayalara kazılmış sayısız yeraltı şehri, ev ve kilise mevcut. Bu çalışmamızda, bu üç köyde, daha önce hiçbir kaynakta bulunmayan dört kaya kilisesi ve iki yeraltı şehri ölçüldü. Aynı çalışma sırasında, Kültepe Kazı Ekibi tarafından daha önce tespit edilen ve bir önceki çalışmamız sırasında tarafımızdan ölçülüp haritalanan, Asur / Hitit dönemlerinden kalma 10 farklı kalay madeninin haritaları ve GPS koordinatları kontrol edildi.

Çalışmayla ilgili birkaç fotoğraf galerimizde. Ali Ethem Keskin’in çektiği daha güzel diğer fotoğrafları ise, bu çalışmamızla ilgili ATLAS Dergisi’nde bir – iki ay sonra yayımlanacak yazımızda göreceksiniz.

Bu projeye tam dört yıl önce başladık. Aradan geçen bu sürede 21 gezi yapmışız. Dördüncü yılını tamamlamış olan “Kayseri Yeraltı Yapıları Envanteri Projesi” bugün geldiği noktada; ilk defa tarafımızdan araştırılıp ölçülen ve haritalanıp raporlanan 33 yeraltı şehri, 6 kaya yerleşimi ve 9 kaya kilisesi ile Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük yeraltı yapıları araştırma projelerinden birisi olarak saygın bir yere sahiptir. Bahsi geçen altı kaya yerleşiminden sadece birinin 154 yapı içerdiği göz önüne alınırsa bu projenin büyüklüğü daha da iyi anlaşılacaktır. Tüm bu çalışmalarımız ile ilgili ara raporlarımız http://www.obruk.org/yayin/41 sayfamızda mevcut.

Bu, son çalışmamızda Kayseri’nin 16 km doğusundan başlayan ve hemen hemen Kayseri’ye dek uzanan Koramaz Vadisi’nde bulunan Dimitre, Vekse ve Ispıdın köylerini çalışmaya başladık. Bu köylerde de, aynen Kayseri’nin diğer vadilerinde olduğu gibi, kayalara kazılmış sayısız yeraltı şehri, ev ve kilise mevcut. Bu çalışmamızda, bu üç köyde, daha önce hiçbir kaynakta bulunmayan dört kaya kilisesi ve iki yeraltı şehri ölçüldü. Aynı çalışma sırasında, Kültepe Kazı Ekibi tarafından daha önce tespit edilen ve bir önceki çalışmamız sırasında tarafımızdan ölçülüp haritalanan, Asur / Hitit dönemlerinden kalma 10 farklı kalay madeninin haritaları ve GPS koordinatları kontrol edildi.

Çalışmayla ilgili birkaç fotoğraf galerimizde. Ali Ethem Keskin’in çektiği daha güzel diğer fotoğrafları ise, bu çalışmamızla ilgili ATLAS Dergisi’nde bir – iki ay sonra yayımlanacak yazımızda göreceksiniz.

İSRAİLLİ MAĞARACILARLA GEZİ VE GAZİANTEP ÇALIŞMASI

Posted on

10-19 Eylül tarihleri arasında arazideydik. Önce Türkiye mağaralarını gezmeye gelen aralarında jeolog, arkeolog ve coğrafyacıların da bulunduğu 16 kişilik İsrailli bir mağaracı grubu ile birlikte Kadıini, Tilkiler, Zeytintaşı, Kocain, Karain ve İnsuyu turu yaptık. Oldukça tecrübeli ve iyi mağaracı olan bu ekiple bu mağaraları yeniden görme keyfini yaşamanın yanında farklı disiplinlerden gelen bu ekibin gözlemlerini almak ve fikir alışverişinde bulunmak da geziyi oldukça verimli kıldı. Beş günlük bu dolu dolu geçen programın ardından 15 Eylül günü Antalya Havaalanı’ndan İsrailli mağaracıları uğurlayıp Gaziantep’e uçtuk. Bu şehirde 19 Eylül gününe dek süren çalışmalarımız sırasında daha önce araştırılan ve haritalanan Sam Mezrası Livası’nda başlayan temizlik ve restorasyon çalışmaları koordine edildi. Son ölçümler sonrası uzunluğu 1000 metreye ulaşan bu livasın turizme açılma çalışmaları tüm hızıyla sürmekte.

10-19 Eylül tarihleri arasında arazideydik. Önce Türkiye mağaralarını gezmeye gelen aralarında jeolog, arkeolog ve coğrafyacıların da bulunduğu 16 kişilik İsrailli bir mağaracı grubu ile birlikte Kadıini, Tilkiler, Zeytintaşı, Kocain, Karain ve İnsuyu turu yaptık. Oldukça tecrübeli ve iyi mağaracı olan bu ekiple bu mağaraları yeniden görme keyfini yaşamanın yanında farklı disiplinlerden gelen bu ekibin gözlemlerini almak ve fikir alışverişinde bulunmak da geziyi oldukça verimli kıldı. Beş günlük bu dolu dolu geçen programın ardından 15 Eylül günü Antalya Havaalanı’ndan İsrailli mağaracıları uğurlayıp Gaziantep’e uçtuk. Bu şehirde 19 Eylül gününe dek süren çalışmalarımız sırasında daha önce araştırılan ve haritalanan Sam Mezrası Livası’nda başlayan temizlik ve restorasyon çalışmaları koordine edildi. Son ölçümler sonrası uzunluğu 1000 metreye ulaşan bu livasın turizme açılma çalışmaları tüm hızıyla sürmekte.