MARAŞ 2. ÖN ARAŞTIRMA GEZİSİ

Posted on

Maraş'ın Döngel Köyü'nde "Döngel Mağaraları" olarak bilinen sistem aslında birisi kısa ve aktif, diğeri ise dev gibi ve fosil iki mağara. 117 m uzunluğa sahip olan aktif kısım daha önce araştırılmış ve haritalanmıştı.  Bu mağarada yeni bir kol bularak en az kendi uzunluğu kadar bir ilave yaptık. Bu aktif mağaranın üstünde yer alan ve anayoldan bile gözüken iki dev gibi ağıza sahip olan fosil kısmın ise şimdiye dek, kaba bir eskizden başka bir ölçümünün yapılmamış olması pek anlaşılır gibi değil. Buraya "Türkiye'nin en güzel mağaralarından birisi" demek abartı olmaz. Kelimelerle anlatılması pek kolay olmayan bu devasa mağarada, iki katlı ev büyüklüğünde kayalar arasında yolumuzu bulmaya çalışarak 3 gün boyunca ölçüm aldık ve harita çizdik.

Maraş'ın Döngel Köyü'nde "Döngel Mağaraları" olarak bilinen sistem aslında birisi kısa ve aktif, diğeri ise dev gibi ve fosil iki mağara. 117 m uzunluğa sahip olan aktif kısım daha önce araştırılmış ve haritalanmıştı.  Bu mağarada yeni bir kol bularak en az kendi uzunluğu kadar bir ilave yaptık. Bu aktif mağaranın üstünde yer alan ve anayoldan bile gözüken iki dev gibi ağıza sahip olan fosil kısmın ise şimdiye dek, kaba bir eskizden başka bir ölçümünün yapılmamış olması pek anlaşılır gibi değil. Buraya "Türkiye'nin en güzel mağaralarından birisi" demek abartı olmaz. Kelimelerle anlatılması pek kolay olmayan bu devasa mağarada, iki katlı ev büyüklüğünde kayalar arasında yolumuzu bulmaya çalışarak 3 gün boyunca ölçüm aldık ve harita çizdik.

Bu, dört kişilik ve dört günlük ikinci araştırma gezisinin asıl amacı Keş Dağı Düdeni çalışması sırasında bölgeden alınan diğer ihbarları incelemekti. İlk olarak Afşin'in Emirilyas Köyü'nde bulunan Mağaragözü'ne gittik. Bu mağaraya mayıs ayında gittiğimizde çıkan su akıllara zarar miktarda idi. Bu defa kupkuru bulduk ve – ne yazık ki- kısa bir mesafe sonra birikinti su ile sifonladı. Ardından başlayan yağmur yüzünden diğer birkaç ihbarı başka bir geziye bırakarak Döngel Köyü'nde Karadaş Ailesi'ne misafir olduk. İyi ki de olmuşuz. Hem 3 gün boyunca inanılmaz bir misafirperverlikle ağırlandık, hem de civardaki tüm mağaralara baktık. Eyüp Karadaş ve ailesinin bunca zamandır bizlere gösterdiği yakınlık ve dostluk artık klasik  "misafir" kavramını fersah fersah geride bırakmış durumda. 

Döngel'de, Kılıç Kökten tarafından 1959 yılında bir deneme kazısı yapılan Yağlak Mağarası'nın da bunca yıl sonra tarafımızdan ölçülüp haritalanması gezinin diğer bir hoş yanı idi. Bu kısacık sürede aldığımız yeni ihbarlar ise, uzun yıllar boyunca burada olacağımızın ispatı gibi.

SARPUNALINCA MAĞARASI

Posted on

Bu bayram, Temuçin Aygen’den bu yana bilinen ve bizden önce defalarca ziyaret edilen Sarpunalınca Mağarası’nda idik. Çok keyifli bir kamp ve gezi idi. Bize, ama daha önemlisi mağaracılığa ve tüm mağaracılara gösterdikleri ilgi dolayısıyla Devrekani Jandarma Komutanı Sadi Altınok ve Sarpunalınca Köyü Muhtarı Necati Akpınar’a teşekkür borçluyuz.

İçinde, Arda’nın tabiri ile “Bir futbol sahası + Bir basketbol sahası” büyüklüğünde iki salonu olan, 3 girişli ve 3 çıkışlı, hem aktif, hem fosil kolları bulunan bu olağanüstü güzellikteki travers mağara – 1981 yılında BÜMAK üyeleri tarafından ölçülen ve haritalanan çıkış kısmı hariç –  ilk defa tarafımızdan tümüyle ölçüldü.

Oldukça iddialı bir çalışma idi yaptığımız: Toplam uzunluğu 1000 metreden fazla olan bu mağarayı bu üç gün içinde birkaç defa boydan boya geçtik, ölçümleri kontrol ettik, yetmezmiş gibi fotoğraf çekimine, örnek toplamaya da girdik. Kısacası, bu geziye katılan tüm üyeler için oldukça yorucu bir faaliyet oldu. Toplam 183 istasyonda ölçüm alındığı için Sarpunalınca Mağarası’nın haritasının çizimi 1-2 hafta sürecek.

Bu bayram, Temuçin Aygen’den bu yana bilinen ve bizden önce defalarca ziyaret edilen Sarpunalınca Mağarası’nda idik. Çok keyifli bir kamp ve gezi idi. Bize, ama daha önemlisi mağaracılığa ve tüm mağaracılara gösterdikleri ilgi dolayısıyla Devrekani Jandarma Komutanı Sadi Altınok ve Sarpunalınca Köyü Muhtarı Necati Akpınar’a teşekkür borçluyuz.

İçinde, Arda’nın tabiri ile “Bir futbol sahası + Bir basketbol sahası” büyüklüğünde iki salonu olan, 3 girişli ve 3 çıkışlı, hem aktif, hem fosil kolları bulunan bu olağanüstü güzellikteki travers mağara – 1981 yılında BÜMAK üyeleri tarafından ölçülen ve haritalanan çıkış kısmı hariç –  ilk defa tarafımızdan tümüyle ölçüldü.

Oldukça iddialı bir çalışma idi yaptığımız: Toplam uzunluğu 1000 metreden fazla olan bu mağarayı bu üç gün içinde birkaç defa boydan boya geçtik, ölçümleri kontrol ettik, yetmezmiş gibi fotoğraf çekimine, örnek toplamaya da girdik. Kısacası, bu geziye katılan tüm üyeler için oldukça yorucu bir faaliyet oldu. Toplam 183 istasyonda ölçüm alındığı için Sarpunalınca Mağarası’nın haritasının çizimi 1-2 hafta sürecek.

SAFRANBOLU GEZİSİ

Posted on

Yine hem keyifli, hem verimli bir geziden döndük; önemli bir keşfimiz de var.

Bahar aylarında gittiğimiz Düzce Kanyonu'ndaki Akçasu Mağarası'nda felaket su çıkıyordu. Boğazımıza kadar suya girip, yüzdüğümüz halde girişin az ilerisinde sifonlanan mağarada pek ilerleyememiştik. Ağustos ayında ise mağarada bir damla su olmaması gerçekten çok şaşırtıcıydı. Baharda boyumuza gelen sudan eser yoktu, sifonu neredeyse eğilmeden yürüyerek geçtik. Neticede çok da uzun bir mağara çıkmadı, en fazla 100 metre mesafede geçilemeyecek kadar daralarak sonlandı. Harita çiziliyor.

Sonrasında yeni bir ihbarla müthiş bir mağara bulduk. İki gün çalıştığımız ve epeyce ölçüm aldığımız bu labirent gibi mağarada en az 4 aktif ve sayısız fosil kola henüz girmedik bile. Ölçüm alarak ilerlediğimiz bir kolda, ~9 metrelik SRT inişinden sonra yüzeye bir açılım keşfetmemiz araştırmanın en keyifli anlarından biriydi. Bu haliyle dahi ciddi bir travers mağara iken ilerideki araştırmalarda ilave çıkışlar bulmayı ve özellikle suyun çıkış ağzına ulaşmayı ümit ediyoruz.

Yine hem keyifli, hem verimli bir geziden döndük; önemli bir keşfimiz de var.

Bahar aylarında gittiğimiz Düzce Kanyonu'ndaki Akçasu Mağarası'nda felaket su çıkıyordu. Boğazımıza kadar suya girip, yüzdüğümüz halde girişin az ilerisinde sifonlanan mağarada pek ilerleyememiştik. Ağustos ayında ise mağarada bir damla su olmaması gerçekten çok şaşırtıcıydı. Baharda boyumuza gelen sudan eser yoktu, sifonu neredeyse eğilmeden yürüyerek geçtik. Neticede çok da uzun bir mağara çıkmadı, en fazla 100 metre mesafede geçilemeyecek kadar daralarak sonlandı. Harita çiziliyor.

Sonrasında yeni bir ihbarla müthiş bir mağara bulduk. İki gün çalıştığımız ve epeyce ölçüm aldığımız bu labirent gibi mağarada en az 4 aktif ve sayısız fosil kola henüz girmedik bile. Ölçüm alarak ilerlediğimiz bir kolda, ~9 metrelik SRT inişinden sonra yüzeye bir açılım keşfetmemiz araştırmanın en keyifli anlarından biriydi. Bu haliyle dahi ciddi bir travers mağara iken ilerideki araştırmalarda ilave çıkışlar bulmayı ve özellikle suyun çıkış ağzına ulaşmayı ümit ediyoruz.

KEŞ DAĞI DÜDENİ YENİ HARİTA YAYIMLANDI

Posted on

2010 Ekspedisyonunda ölçülen kısmın da eklenmesiyle oluşan harita yanda.

Bu devasa düdende ölçek konusunda fikir vermek için haritada yerleştirilmiş birkaç insan figürü var, kaçırmayın smiley.

 


 

2010 Ekspedisyonunda ölçülen kısmın da eklenmesiyle oluşan harita yanda.

Bu devasa düdende ölçek konusunda fikir vermek için haritada yerleştirilmiş birkaç insan figürü var, kaçırmayın smiley.

 


 

KEŞ DAĞI EKSPEDİSYONU’NDA SON

Posted on

Hepimizi çok zorlayan bir haftalık ağır çalışmadan sonra 2010 yılı Keş Dağı Ekspedisyonu'nu sonlandırdık. Bu sene ulaştığımız -300 m derinlik, hedeflerimizin altında kaldı. Ancak şikayetçi olamıyoruz, çünkü mağara bize ihtişamlı bir sürpriz yaptı.

Geçen sene ulaştığımız -175 m derinlikten aşağıya taş attığımızda sekerek derinlere doğru kaybolan ses, çok uzun bir inişin başında olduğumuzu göstermişti. Yine de bu noktadan sonraki tüm mesailerimizin ayağımız yere basmadan tamamen ip üstünde geçeceğini düşünmemiştik. Ulaştığımız devasa çatlağı tarif etmek gerçekten zor. Henüz ne derinliğe kadar kesintisiz ineceğini bilmiyoruz. Bir yandan diğer düzlemler de uçsuz bucaksız. Tavana tuttuğumuz lazermetre (70  m ölçüm özelliğine karşın) ölçüm alamadı. Yatayda çatlak boyunca tuttuğumuzda karşı duvarı da göremedi. Bu çatlakta ipe giren hepimiz -en azından içimizden, ama çoğunlukla açıkça- "korkuyorum" ifadesini kullandık.

Hepimizi çok zorlayan bir haftalık ağır çalışmadan sonra 2010 yılı Keş Dağı Ekspedisyonu'nu sonlandırdık. Bu sene ulaştığımız -300 m derinlik, hedeflerimizin altında kaldı. Ancak şikayetçi olamıyoruz, çünkü mağara bize ihtişamlı bir sürpriz yaptı.

Geçen sene ulaştığımız -175 m derinlikten aşağıya taş attığımızda sekerek derinlere doğru kaybolan ses, çok uzun bir inişin başında olduğumuzu göstermişti. Yine de bu noktadan sonraki tüm mesailerimizin ayağımız yere basmadan tamamen ip üstünde geçeceğini düşünmemiştik. Ulaştığımız devasa çatlağı tarif etmek gerçekten zor. Henüz ne derinliğe kadar kesintisiz ineceğini bilmiyoruz. Bir yandan diğer düzlemler de uçsuz bucaksız. Tavana tuttuğumuz lazermetre (70  m ölçüm özelliğine karşın) ölçüm alamadı. Yatayda çatlak boyunca tuttuğumuzda karşı duvarı da göremedi. Bu çatlakta ipe giren hepimiz -en azından içimizden, ama çoğunlukla açıkça- "korkuyorum" ifadesini kullandık.

Su yolundan kaçarak, emniyetten hiçbir ödün vermeden yapmaya çalıştığımız döşeme bizi oldukça zorladı. Mağara içi kampımızı ani yağmur/sel ihtimaline karşı güvenli bir yer olmadığı için derinlere taşıyamamız, planlarımızı aksatan öteki etkendi. Yine de tüm ekip canla başla çalıştık ve paha biçilmez bir tecrübe kazanmış olduk. Herkes mağara içi kamp tecrübesi yaşadı, kesintisiz mağara içi kalış süresi 3 günü bulanlar oldu. Artık Keş Dağı Düdeni'ni çok daha iyi tanıyoruz ve önümüzdeki sene daha iyi bir planlama ve uzun süreli bir çalışma ile bu araştırmayı daha derinlere taşımayı hedefliyoruz.

KEŞ DAĞI EKSPEDİSYONU DEVAM EDİYOR

Posted on

Araştırmadan ilk haber dün geri dönen Bülent Erdem'den geldi. Ardından, Murat Şahin ile 3 Ağustos Salı akşamı uydu üzerinden gerçekleştirdiğimiz kısa telefon göre herşeyin yolunda olduğunu öğrendik. Konuşmamız sırasında mağarada 9 kişi bulunuyordu. Çarşamba sabahı Osman, Ali Ethem ve Sebahat gerekli son takviyeyi yapmak üzere mağaraya giriyorlar. Giden insanlar henüz dışarı çıkmadığı için ne kadar derine indiklerini kestiremiyoruz. Program aksamadan devam ettiğine göre mağara da izin veriyorsa 450 metreden daha derinde olmalılar. Yaylada hava durumu tahmin edildiği gibi iyiymiş. Ayrıca yaylada bizi sahiplenen Eyüp Karadaş ve ailesine bir kez daha çok teşekkür ediyoruz.

Araştırmadan ilk haber dün geri dönen Bülent Erdem'den geldi. Ardından, Murat Şahin ile 3 Ağustos Salı akşamı uydu üzerinden gerçekleştirdiğimiz kısa telefon göre herşeyin yolunda olduğunu öğrendik. Konuşmamız sırasında mağarada 9 kişi bulunuyordu. Çarşamba sabahı Osman, Ali Ethem ve Sebahat gerekli son takviyeyi yapmak üzere mağaraya giriyorlar. Giden insanlar henüz dışarı çıkmadığı için ne kadar derine indiklerini kestiremiyoruz. Program aksamadan devam ettiğine göre mağara da izin veriyorsa 450 metreden daha derinde olmalılar. Yaylada hava durumu tahmin edildiği gibi iyiymiş. Ayrıca yaylada bizi sahiplenen Eyüp Karadaş ve ailesine bir kez daha çok teşekkür ediyoruz.

KEŞ DAĞI EKSPEDİSYONU BAŞLADI

Posted on

15 kişi ve 750 kg malzemenin tamamı ve gezgin köpek Biblo 31 Temmuz Cumartesi günü akşamı yaylaya ulaştı. 1 Ağustos itibarı ile mağaraya girişler başlıyor. İnsanları eldeki sıkı plana uydurma işini dizindeki sakatlık nedeniyle karanlıklardan uzak kalacak Murat Şahin'e verdik (taktık !).  Herşey yolunda giderse Perşembe akşamı mağarayı toplamaya başlayacaklar. Grubun bir kısmı Cumartesi günü bir kısmı ise 8 Ağustos Pazar günü geri dönüyor. Herkese iyi mağaralar.

15 kişi ve 750 kg malzemenin tamamı ve gezgin köpek Biblo 31 Temmuz Cumartesi günü akşamı yaylaya ulaştı. 1 Ağustos itibarı ile mağaraya girişler başlıyor. İnsanları eldeki sıkı plana uydurma işini dizindeki sakatlık nedeniyle karanlıklardan uzak kalacak Murat Şahin'e verdik (taktık !).  Herşey yolunda giderse Perşembe akşamı mağarayı toplamaya başlayacaklar. Grubun bir kısmı Cumartesi günü bir kısmı ise 8 Ağustos Pazar günü geri dönüyor. Herkese iyi mağaralar.

KEŞ DAĞI EKSPEDİSYONUNA GERİ SAYIM

Posted on

‘2012-05-02T08:11:00-08:00’)); ?>

Büyük ekspedisyona çok az kaldı, artık tamamen bu büyük araştırmaya odaklandık. 900 m derinlik olasılığı ile tüm imkânlarımızı zorlayacak Keş Dağı Düdeni. İlk girişten başlamak üzere mağara içi gece konaklama gerektiren çalışma ile iş gücümüzü/enerjimizi optimumda kullanarak olabildiğince yol almak istiyoruz bu düdenin araştırmasında.

Bu zorlayıcı etkinlikte bazı gelişmiş teknoloji ürünleri ile işimiz biraz olsun  kolaylaşacak. Bunlardan en önemlisi BOSCH'un Uneo ürünü (bu sayfadaki iki Uneo resmini bulabilir misiniz?). Sadece 1.1 kg ağırlıkta bir alet ile 60 saniyeyi geçmeyen bir sürede güvenilir bir bağlantı yapabilmek gerçekten de müthiş bir imkân, özellikle yakın zamana kadar bir boltu çakmanın kol kuvvetiyle 15-20 dakika sürdüğü düşünülürse. Diğer bir teknolojik kolaylık da haritalamada artık şerit metrenin yerini lazer ölçüm cihazlarının almış olması.

Keş Dağı Düdeni araştırmasının ayrıntılı öyküsü sonbahar aylarında National Geographic Türkiye
dergisinde yer alacak.

Bu ekspedisyona destek veren önemli kuruluşlardan biri de, sağladığı kritik teknik malzeme takviyesi ile ALPINIST Doğa Sporları.

Tüm sponsorlarımıza sonsuz teşekkürler.

‘2012-05-02T08:11:00-08:00’)); ?>

Büyük ekspedisyona çok az kaldı, artık tamamen bu büyük araştırmaya odaklandık. 900 m derinlik olasılığı ile tüm imkânlarımızı zorlayacak Keş Dağı Düdeni. İlk girişten başlamak üzere mağara içi gece konaklama gerektiren çalışma ile iş gücümüzü/enerjimizi optimumda kullanarak olabildiğince yol almak istiyoruz bu düdenin araştırmasında.

Bu zorlayıcı etkinlikte bazı gelişmiş teknoloji ürünleri ile işimiz biraz olsun  kolaylaşacak. Bunlardan en önemlisi BOSCH'un Uneo ürünü (bu sayfadaki iki Uneo resmini bulabilir misiniz?). Sadece 1.1 kg ağırlıkta bir alet ile 60 saniyeyi geçmeyen bir sürede güvenilir bir bağlantı yapabilmek gerçekten de müthiş bir imkân, özellikle yakın zamana kadar bir boltu çakmanın kol kuvvetiyle 15-20 dakika sürdüğü düşünülürse. Diğer bir teknolojik kolaylık da haritalamada artık şerit metrenin yerini lazer ölçüm cihazlarının almış olması.

Keş Dağı Düdeni araştırmasının ayrıntılı öyküsü sonbahar aylarında National Geographic Türkiye
dergisinde yer alacak.

Bu ekspedisyona destek veren önemli kuruluşlardan biri de, sağladığı kritik teknik malzeme takviyesi ile ALPINIST Doğa Sporları.

Tüm sponsorlarımıza sonsuz teşekkürler.

ÇINGIRIK KUYUSU’NUN KADINLARI

Posted on

Çıngırık Kuyusu'nun keşfi ve araştırması oldukça ilginç: Cide'ye bağlı Okçular Köyü'nün Kokurdan Mahallesi'nde yer alan bu mağara ilk olarak bir harita üzerinde bulundu, ardından ilk araştırması Çağan, Erkin ve Ali tarafından yapıldı, dün ve bugün ise toplam 10 saatlik bir çalışma ile üç kadın mağaracımız; Menekşe, Nuray ve Emine tarafından döşendi, ölçüldü, toplanıp çıkıldı. Derinlik? -100 metre!

Genişçe bir havzanın suyunu toplayan dere MTA jeolojik haritasına göre Kretase kalker olan bir kütleye, 12 m çapında ve 12 m derinlikte, oldukça büyük ve ihtişamlı bir ağızla batmakta. İlk salonun ardından eğimli bir galeri ve 6 m'lik ufak bir iniş var. Mağara bundan sonra oldukça çamurlu ve kaygan, biri 60 m'lik tek iniş olan iki inişle devam ediyor. Ulaşılan son noktada ise 25 m tavan yüksekliğine sahip devasa bir salon mevcut. Su burada sızarak gözden kayboluyor.

İki ilginç nokta daha: Mağaranın içinde yer aldığı fay kırığı o denli düzgün bir eğime sahip ki en derin noktasından bile ağızın ışığı görünmekte. Ve 100 metre derinliğine karşılık, Çıngırık Kuyusu deniz seviyesinden sadece 150 m yüksekte!

Sonuçta, aşağıdaki haberin devamı olan bu mağara ile birlikte Amasra bölgesine yapılan 4 günlük gezide 4 yeni mağara bulundu ve ölçüldü, çok sayıda yeni ihbar alındı.

Çıngırık Kuyusu'nun keşfi ve araştırması oldukça ilginç: Cide'ye bağlı Okçular Köyü'nün Kokurdan Mahallesi'nde yer alan bu mağara ilk olarak bir harita üzerinde bulundu, ardından ilk araştırması Çağan, Erkin ve Ali tarafından yapıldı, dün ve bugün ise toplam 10 saatlik bir çalışma ile üç kadın mağaracımız; Menekşe, Nuray ve Emine tarafından döşendi, ölçüldü, toplanıp çıkıldı. Derinlik? -100 metre!

Genişçe bir havzanın suyunu toplayan dere MTA jeolojik haritasına göre Kretase kalker olan bir kütleye, 12 m çapında ve 12 m derinlikte, oldukça büyük ve ihtişamlı bir ağızla batmakta. İlk salonun ardından eğimli bir galeri ve 6 m'lik ufak bir iniş var. Mağara bundan sonra oldukça çamurlu ve kaygan, biri 60 m'lik tek iniş olan iki inişle devam ediyor. Ulaşılan son noktada ise 25 m tavan yüksekliğine sahip devasa bir salon mevcut. Su burada sızarak gözden kayboluyor.

İki ilginç nokta daha: Mağaranın içinde yer aldığı fay kırığı o denli düzgün bir eğime sahip ki en derin noktasından bile ağızın ışığı görünmekte. Ve 100 metre derinliğine karşılık, Çıngırık Kuyusu deniz seviyesinden sadece 150 m yüksekte!

Sonuçta, aşağıdaki haberin devamı olan bu mağara ile birlikte Amasra bölgesine yapılan 4 günlük gezide 4 yeni mağara bulundu ve ölçüldü, çok sayıda yeni ihbar alındı.

AMASRA’DA SİFON GEÇİŞİ

Posted on

İki gündür Amasra'dayız. Kocareis Mağarası, bir sifonun ardından yaklaşık 150 m daha devam edip ikinci bir sifonla, toplam 450 m uzunlukta bitti. "Bir sifonun ardından" ne demek? Menekşe ve Murat Eğri sifonu dalarak geçtiler demek! Burası oldukça aktif karakterine karşın olağanüstü oluşumlarla bezeli, inanılmaz güzellikte bir mağara.

Ardından, bugün Gökpınar Mağarası'ndayız. Daha önce tespit edilen ve çıkışı bir sifon önünde göl olan bu mağaranın aktif su hattına dik bir baca ile ulaşılıyor. Bu yaz yağan yağmurlar sonucu bölgedeki tüm mağaraların su seviyesi yüksek. Bu yeni bulduğumuz mağarada da hemen bir sifon beklerken, Gökpınar Mağarası bizi şaşırtarak hem uzun, hem de en az Kocareis kadar güzel çıktı.

Dün kamp kurduğumuz fındık bahçesinde bulunan Perili Mağara ise bambaşka bir havzanın suyunu taşımakta. Az önce Menekşe tarafından çizilen haritasını yayımladık bile. Yarın yeni ihbar edilen 3 mağaraya baktıktan sonra daha önce bulduğumuz, Kokurdan Mahallesi'ndeki düdene gideceğiz. 

İki gündür Amasra'dayız. Kocareis Mağarası, bir sifonun ardından yaklaşık 150 m daha devam edip ikinci bir sifonla, toplam 450 m uzunlukta bitti. "Bir sifonun ardından" ne demek? Menekşe ve Murat Eğri sifonu dalarak geçtiler demek! Burası oldukça aktif karakterine karşın olağanüstü oluşumlarla bezeli, inanılmaz güzellikte bir mağara.

Ardından, bugün Gökpınar Mağarası'ndayız. Daha önce tespit edilen ve çıkışı bir sifon önünde göl olan bu mağaranın aktif su hattına dik bir baca ile ulaşılıyor. Bu yaz yağan yağmurlar sonucu bölgedeki tüm mağaraların su seviyesi yüksek. Bu yeni bulduğumuz mağarada da hemen bir sifon beklerken, Gökpınar Mağarası bizi şaşırtarak hem uzun, hem de en az Kocareis kadar güzel çıktı.

Dün kamp kurduğumuz fındık bahçesinde bulunan Perili Mağara ise bambaşka bir havzanın suyunu taşımakta. Az önce Menekşe tarafından çizilen haritasını yayımladık bile. Yarın yeni ihbar edilen 3 mağaraya baktıktan sonra daha önce bulduğumuz, Kokurdan Mahallesi'ndeki düdene gideceğiz.